PUERPERAL (OBSTETRİK) UTERİN İNVERSİYON

UTERİN İNVERSİYON
Uterin inversiyon (ters dönme) uterus fundusunun kısmen veya tamamen endometrial kaviteye doğru çökmesi ve daha ileri seviyede iç-dış dönmesi neticesinde dışarıya çıkmasıdır. Doğumdan sonra meydana gelen uterus iversiyonu acilen tanınmalı ve tedavi edilmelidir, aksi halde anne ölümlerine kadar gidebilen kanama ve şok
tablosuna neden olabilir.

Uterin inversiyon başlıca ikiye ayrılabilir:
– Puerperal uterin inversiyon: Sezaryen veya normal doğum sırasında meydana gelir.
– Non-puerperal uterin inversiyon: Gebelik olmadan myom, polip gibi diğer nedenlere bağlı meydana gelen inversiyondur.
Uterin inversiyonların yaklaşık yüzde 95’i puerperal, yüzde 5’i non-puerperal şekilde gerçekleşir (kaynak).

NON-PUERPERAL (JİNEKOLOJİK) UTERİN İNVERSİYON:
Genellikle fundusta bulunan myom ve polip, sarkom benzeri patolojilere bağlı gelişir. Fundustaki kitlenin ağırlık etkisiyle fundusu vajinaya doğru çekmesi ve tamamen inverte olarak vulvaya kadar prolapsusuna sebep olması ile sonuçlanır. En sık olarak fundal submukozal myomlara bağlı gelişir (kaynak); bunun dışında polipler ve maligniteler de inversiyona neden olabilir. İnversiyonun gelişim mekanizmasında uterus içerisindeki tümöral kitlenin uterus duvarını bası etkisi ile inceltmesi ve servikal dilatasyona neden olması da rol oynar.

PUERPERAL (OBSTETRİK) UTERİN İNVERSİYON:
Doğumdan sonra meydana gelen uterus inversiyonudur. Sıklığı konusunda yaklaşık bir kaç bin doğumda bir gibi değişik bildirimler vardır. Doğumdan sonraki ilk 24 saat içerisinde meydana gelirse akut, 24 saat-1 ay arasında meydana gelirse subakut, 1 aydan sonra meydana gelirse kronik uterin inversiyon diye adlandırılır. Büyük kısmı ilk 24 saat içerisinde gerçekleşmektedir. Doğum sırasında meydana gelen inversiyona umblikal kordun aşırı çekilmesi ve fundusa aşırı baskı yapılması (Credé manevrası) sebep olabilir (özellikle plasenta fundus yereleşimli ise ve atoni varsa). Genellikle normal doğumda meydana gelmekle beraber sezaryen sırasında da inversiyon meydana gelebilir (kaynak).
Muayenede serviksten veya vajenden fundusun çıkmasıyla tanınır. Bazı durumlarda ultrasonografi de tanıda yardımcı olabilir. Abdominal muayenede fundusun normal yerinde palpe edilememesi önemli bulgudur.

İnversiyonun derecesine göre sınıflandırma:
– 1. derece: Fundus kısmen kaviteye doğru inverte olmuştur, serviksi geçmemiştir.
– 2. derece: Fundus serviksten dışarı çıkacak kadar inverte olmuştur.
– 3. derece: Fundus vajinadan dışarıya kadar inverte olmuştur.
– 4. derece: Uterus, serviks ve vajina dışarıya çıkacak derecede inverte olmuştur.

Obstetrik uterin inversiyon tedavisinin hızla yapılması önemlidir aksi halde ciddi kanama ve şok gibi komplikasyonlar gelişebilir. Eğer inversiyon anında plasenta halen ayrılmamışsa uterusun düzeltilmesinden önce elle ayrılması önerilmemektedir çünkü kanama riskini arttırmaktadır (kaynak 1, 2). Uterotonik ilaçların hemen kesilmesi önerilir aksi taktirde uterusun manuel olarak düzeltilmesi zor olacaktır. İlk denemede uterusu manuel düzeltme başarısız olursa uterusu gevşetici ajanlar verilerek tekrar manuel yerleştirme denenmesi önerilmektedir. Uterusun gevşemesi için tokolitik ajanlar, genel anestezi, nitrogliserin kullanılmaktadır (kaynak). Manuel olarak eski pozisyonuna getirilemeyen vakalarda vajinal ve abdominal yolla uygulanabilen operasyonlar vardır.
Uterus normal pozisyonuna yerleştirildikten sonra inversiyonun tekrarlamasını ve atoniyi engellemek için uterotonik ilaçlar başlanması önerilir. Bu amaçla oksitosin, misoprostol, dinoproston, metilergonovin gibi ajanlar kullanılır.

Kadında erkeklik hormonu üretimi

KADINLARDA KADINLARDA AŞIRI TÜYLENME (HİRSUTİSMUS)
KADINLARDA AŞIRI KILLANMA
Hirsutismus (Hirsutism) kadınlarda normalde olmaması gereken bölgelerde, çenede, dudak üstünde, meme çevresinde ve göğüs aralarında, göbek altında orta hatta ve sırtta, bacakların iç kısımlarındaki kıllarda sertleşme, kalınlaşma ve renklerinde koyulaşma olmasıdır. Yani erkek tipi kıllanma görülmesidir.
Kadın vücudunda erkek tipi olmayan kıllardaki genel artışa ise hipertrikozis adı verilir.

Hirsutismus genellikle erkeklik hormonları olarak bilinen ve kadınlarda düşük düzeylerde bulunan androjenlerin kanda artışına veya bu hormonlar normal olsa bile kıl foliküllerinin androjenlere olan duyarlılığında artışa bağlıdır.

Kadında erkeklik hormonu üretimini artıran durumlardan en önemlisi polikistik over sendromudur. Bu hastalıkta adet düzensizliği ve sıklıkla aşırı tüylenme görülür. Hirsutismusun bunun dışında da pek çok nedeni olabilir o yüzden her kadında kesinlikle araştırılması gereken bir durumdur. Hirsutismusa sebep olan durum dışında kadının bunda ne kadar rahatsız olduğu da tedaviyi etkileyen önemli bir faktördür. Çünkü aynı miktardaki tüylenme farklı kültür ve milletteki kadınlarda farklı dereceler sorun teşkil edebilir,kimisi için çok normal olan tüylenme kimisi için çok rahatsız edici olabilir.

Aşırı tüylenme nedenleri:
– Polikistik over sendromu: Hirsutismusun en sık nedenidir.
– Fonksiyonel over tümörleri: Sertoli leydig hücreli tümör, granüloza hücreli tümör, tekoma…
– Non fonksiyonel over tümörleri: Seröz kistedenom, müsinöz kistadenom, brenner tümörü, krukenberk tümörü, yolk sak tümörü, dermoid kist
– Teka lutein kisti
– Luteoma
– Konjenital adrenal hiperplazi
– Adrenal tümörler
– Cushing sendromu
– Androjenik etkili progestin ilaçlar (danazol)
– Hipotiroidi
– Hiperprolaktinemi

İdiopatik hirsutismus:
Hirsutismusa sebep olab ileek herhang bir patoloji ya da hastalık bulunamadığı durumlarda buna idiyopatik hirsutismus denir. Bu hastalarda genellikle tek şikayet aşırı tüylenmedir ve genellikle adet düzensizliği gibi diğer şikayetler eşlik etmez.

Tedavi:
Hirsutismusun tedavisi buna neden olan sebebe bağlı olarak değişebilir.
Polikistik over sendromuna bağlı hirsutismusun tedavisini kendi başlığı altında bulabilirsiniz.
Öoğu kadında ormon seviyeleri normaldir ve bunlarda tüy dökücü kremlerin kullanımı, ağda, lazer, traş, epilasyon, kılların rengini açma vb. gibi yöntemler ile geçici olarak bu tüylerden kurtulmak mümkündür. Hormon tedavisi görecek kişilerin epilasyonu bu tedaviye eklemesi faydalı olur.

Hormon tedavisi gerken kişilerde tedavide en sık kullanılan ilaçlar doğum kontrol haplarıdır. Bu haplar androjen hormonalarının seviyesini düşürürler. Bu ilaçların etkisinin başlaması için en azından 6-9 ay sabırla kullanılması gerekir. Kıl foliküllerinin yaşam döngüsü 6 aydır. Doktor tarafından tıbbi sakınca görülmezse daha uzun süre kullanılmaları gerekebilir. İlaç tedavisi kesildikten sonra tüyler tekrar eski hallerine gelebilir, sıklaşabilir. İlaç etkisi kalıcı değildir. Doğum kontrol haplarının önemli bir faydası da adet düzensizliği olanlarda düzenlenmeyi sağlamasıdır.

Bunun dışında spiranolakton, siproteron asetat, finasterid, flutamid, GnRH agonistleri gibi ilaçlar da daha nadiren kullanılabilmektedir. Bu tedaviler yeni tüylerin oluşmasını ve kabalaşmasını engeller, daha önceden oluşmuş tüylerin dökülmesini sağlamaz. Daha önce oluşmuş tüyler epilasyon vb. yöntemlerle alınır.

Kilolu kadınlarda zayıflamak ile androjen hormonu düzeyleri düşebilir ve hirsutismus azalabilir.
Hirsutismusun sebebi yukarıda bahsedilen nadir tömörler, yumurtalık tömörleri, böbrek üstü hastalıkları vb. ise tedavi tamaman bunlara yönelik ilaç yada ameliyat şeklinde planlanır.

hormon bozukluğu veya hormon dengesizliği

KADINLARDA HORMON BOZUKLUĞU

KADINLARDA HORMON BOZUKLUĞU BELİRTİLERİ VE HORMONLAR
Hormon bozukluğu çok geniş bir kavramdır. Sadece kadınlarla ve gebelikle ilgili hormonları kapsamaz, bütün hormonlarla ilgili bozuklukları kapsar. Erkeklerde de bazı hormonal bozukluklar olabilir. Ancak hormon bozukluğu terimi kullanıldığında kadınlar tarafından öncelikle adet düzeni, tüylenme ve infertilite (kısırlık), gebelik ile ilgili hormonlar anlaşılır, bu yazıda da bu hormonlardan bahsedilecektir.

Ülkemizde hormon bozukluğu veya hormon dengesizliği terimi çok yaygın kullanılmasına rağmen her zaman doğru kullanılmamaktadır maalesef. Gerçekte kadınlarda çok az hastalık hormon bozukluğuna bağlı gelişir. Her adet bozukluğunun, her tüylenmenin, her kısırlığın sebebi hormon bozukluğu değildir hatta bu durumların az bir bölümünde hormon bozukluğuna rastlanır.

Hormon bozukluğu teriminin en sık kullanıldığı durumların başınca özellikle genç yaşlarda görülen aşırı tüylenme ve kıllanmada artış durumu gelir. Hirsutismuz denilen bu durumlarda aslında çoğu zaman hormon değerleri normaldir, kan tahlilleri (testler) çoğu zaman normal görülür. Buna rağmen hemen hemen her tüylenme artışı hormon bozukluğu gibi adlandırılmaktadır halk arasında, bu yanlıştır. Tüylenmede artış konusunda detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Aşırı tüylenme hormonlarda bozukluğa bağlı olabileceği gibi çoğunlukla yapısal olduğu (özellikle esmer tenlilerde) görülür. Bazı ırklarda normal miktarda olan tüylenmeyi hasta aşırı sanabilir. Polikistik over sendromuna bağlı aşırı tüylenme olabilir. Bazı tüylenme durumlarında hormonlar artmamıştır ancak kıl foliküllerinin hormonlara duyarlılığı artmıştır.

Hormon bozukluğu terimin sıklıkla kullanıldığı bir diğer durum da adet düzensizlikleridir. Adet düzensizlikleri ve çeşitleri konusunda detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Adet düzensizliği bazen kadınlık hormonları denilen (FSH, östrojen vb.) hormonlardaki bozukluklara bağlı olabilir, bazen guatr (TFT, T4, T3) hormonlarındaki bozukluklara bağlı olabilir. Ancak adet düzensizliği şikayeti ile başvuran hastaların çoğunluğunda (yaklaşık %80-90’ında) hiçbir hormonda bozukluk saptanmaz, tahliller normal çıkar. Bu nedenle her adet bozukluğundan hormonal bozukluk gibi bahsetmemek gerekir. Başta stres, emzirme, bazı ilaçlar, depresyon gibi durumlar olmak üzere birçok neden kadınların adet düzenini etkileyebilir ve başka hastalıklara bağlı da adet düzensizliği görülebilir. Adet düzensizliği şikayeti olan kadınların çok büyük kısmında da herhangi bir hastalık veya hormon bozukluğu saptanmaz.

Tabiki bazen özellikle menopoza yakın yaşlarda (45-50) yaşlarında hormonlarda bozukluk saptanabilmektedir. Nadiren genç yaşlarda da yumurtalık hormonları veya guatr hormonları gibi hormonlarda bozukluk saptanabilmektedir. ,

Kadınlarda adet düzeni, tüylenme ve kısırlık ile ilgili başlıca hormonlar şunlardır:
FSH: Beyinde hipofiz organından salgılanır. Başlıca görevi yumurtalıkları uyararak östrojen hormonunun üretimini arttırmaktır. Adet döneminin başlarında artarak yumurta gelişimini sağlar. gelişen yumurta da östrojen üretimini sağlar. Erkeklerde de bulunur bu hormon. Menopozun yaklaştığı dönemde FSH hormonu artış gösterir. Hormon tetkiklerinde menopozun belirtisi olan başlıca gösterge FSH hormonundaki artıştır. Yine FSH hormonu belli bir değerin üzerinde olan kadınların normal yollardan veya tüp bebek ile gebelik şansının düşük olduğu bilinir. Hatta fazla yüksekse tüp bebek tedavisi ve gebelik tedavileri uygulanmaz. (bkz: FSH hormon yüksekliği)

LH: Beyinde hipofiz organından salgılanır. Yumurtalıklar üzerinde etki gösterir ve olgun yumutanın oluşum çatlamasını sağlar. Adet ortası dönemde LH hormonunun artması (LH piki) sayesinde olgun yumurta çatlar ve yumurtlama oluşur. Çatlatma iğnesi diye adlandırılan ilaçlar da LH hormonunun bu etkisini taklit ederek yumurtlamayı sağlarlar. LH hormonu erkeklerde de bulunur ve testislerde leydig hücrelerini uyararak testosteron hormonu üretimini sağlar ve sperm gelişiminde etkilidir.

Estrojen (Estradiol, E2): Başlıca yumurtalıklardan salgılanır. Ergenlik döneminde dişi özelliklerin gelişmesini sağlar. Meme gelişiminde etkilidir. Adet düzeninde progesteronla birlikte önemli rol oynar. Adet döneminin ilk yarısında daha yüksek düzeyde bulunur. (bkz: östrojen hormonu)

Progesteron: Yumurtalıklardan salgılanır. Adet döneminin ikinci yarısında özellikle etkilidir. Gebeliğin başlaması ve devam etkisinde görev alır. (bkz: progesteron hormonu)

Prolaktin (Süt hormonu): Beyinde hipofiz organından salgılanır. Memelerden süt salgısını sağlar. Gebelikte ve hipofiz adenomu olanlard düzzeyi artar. Gebelik veya doğum olmadığı halde çeşitli etkilerle prolaktin hormonu artarsa göğüslerden süt gelmesi olur buna galaktore denir. Prolaktin hormonu yüksekliğinde adet görememe, adet düzensizliği, hamile kalamama gibi problemler olabilir. Prolaktin yüksekliği hakkında detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

TSH: Beyinde bulunan hipofiz bezinden salgılanır. Boyunda bulunan troid bezini uyararak hormon salgılamasını (T3 ve T4) sağlar. Troid hormonlarının vücutta çok çeşitli görevleri olduğu için TSH’daki bir bozukluk da bunlar üzerinden çok çeşitli etkiler oluşturabilir. Guatr hastalığında bu hormonların düzeyi bozulur. Adet düzensizliği ve kısırlık üzerinde etkili olabilir.

T4 (troksin) ve T3 (triiyodotironin): TSH’nın etkisi ile boyunda bulunan troid bezinden salgılanan hormonlardır. Guatr hormonları da denir çünkü guatr hastalıpında düzeyleri bozulabilir. düzeylerinin artmasına hipertroidi denir, azalmasına hipotroidi denir. Adet düzenini etkilerler. Bunun dışında vücutta çok çeşitli görevleri vardır.

Testosteron: Esas olarak erkeklik hormonu olarak bilinse de kadınlarda düşük düzeyde bulunur. Artması durumunda kadınlarda aşırı tüylenme yapabilir ancak yukarıda da bahsedildiği gibi aşırı tüylenme olan kadınların çok azında bu hormon bozukluk.

DHEA-SO4 (Dihidroepiandrosteron Sülfat): Aşırı tüylenme durumlarında değerlendirilen hormonlardan birisidir.

17 Hidroksi Progesteron (17-OH-P): Aşırı tüylenme durumlarında değerlendirilen hormonlardan birisidir.

Sorular:

Hormon bozukluğu bitkisel ilaçlarla tedavi edilebilir mi?
Hormon bozuklukları bitkisel ilaçlar, otlar, soğan kürü, çaylar, yiyecekler ve içeceklerle tedavi edilemez. Bu tür yiyecek ve içeceklerden hatta silde sürülen bitkisel ilaçlardan kaçınmak gerekir. Hormon bozukluğu hangi sebeb bağlı ise ona yönelik doktor önerisi dışında uygulamalardan kaçınmak gerekir. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanları veya gerekirse endokrinoloji uzmanları gibi bölümler birlikte değerlendirerek yapılan testler ve tahliller neticesinde en uygun tedaviye karar verirler.

Hormon bozukluğu kıllanma (aşırı tüylenme) ve sivilce yapar mı?
Her hormon boukluğunda aşırı kıllanma ve sivilce olmaz. Böbrek üstü bezleri ve yumurtalıklarla ilgili bazı hormonların aşırı yükselmesi kıllanmaya neden olabilir.